DALLAS ÇİFTLİĞİ İşyerimizinin devri, başka eyalete göç, yeni eyalete yerleşmek derken uzun süre yazı yazmaya fırsatım olmadı. Bulduğum ilk fırsatta ise, iş-güç yazılarını bir kenera bırakıp, güzel bir gezinti yazısı yazmak istedim. İşte size hoş bir günübirlik gezi yazısı… Teksas’ a geldiğimiz 2008 yazında, Dallas’ın 30 dakika kuzeyindeki Allen şehrine yerleşmiştik. Bu küçük şehrin bana en heyecan verici yanı ise, çocukluğumuzun efsane filmi olan “Dallas” ın çekildiği çiftliğe 15 dakikalık bir mesafede olmasıydı. Aslını söylemek gerekirse, bunun dışında da, şehrin heyecan verecek başka bir yanı da yoktu. Hatta bu küçük yerleşim birimini, şehir sınıfına sokmak bile hata olur diye düşünüyorum. Görmek için o kadar sabırsızlandığım bu çiftliğin ziyaret fırsatını ise, bir saat uzaktaki Fort Worth şehrine taşındıktan sonra bulabildik. Hazır eşimin annesi ve teyzesi gelmişken hep birlikte enteresan bir ziyaret yapalım diye düşündüm. Fikrimi söyler söylemezde, herkezi bir heyecan bastı. Bir anda anılarımız canlandı. Dallas deyince, herkesin ağzına gelen ilk kelime “J. R” (bizim tabirimizle “Ceyar”) olmuştu. Daha ilk sohbette J. R. ' ın şeytanlığına duyulan kızgınlık kadar Boby’ nin karizmasına duyulan bir hayranlık ortaya çıkıverdi. Ailenin zenginliğinden tutunda, tüm ahlaksızlıklarına kadar, herkes, herşeyi hatırlıyordu. Ne kadar içimize işlemiş diye düşündüm… Öğleden önce, her Teksaslı gibi (!) kovboy şapkalarımızı takıp, asıl ismi “Southfork Range” olan namıdeğer dallas çiftliğine doğru yola çıktık. Çiftlik Dallas şehrinin 25 dakika kuzeyinde, Plano şehrinin hemen doğu kıyısında, ismini bile kimsenin bilmediği Parker şehrindeydi. Vardığımızda ilk izlenimim ufak bir düşkırıklığıydı… Hepimizin hayalindeki o uçsuz bucaksız çifliği beklerken, Teksas’ ta, her yerde rastlayabileceğimiz, orta büyüklükte herhangi bir çiftlik evi ile karşılamıştık. Bu şaşkınlık, çiftliğin girişini gördüğüm anda, hoş bir heyecana karışıverdi. Otoparka arabamızı parkedip, gişeden kişi başı 9. 50 dolar ödeyerek biletlerimizi aldık. Gişedeki görevli, yarım saatte bir tur olduğunu, bir sonraki tura kadar hediyelik eşya bölümünde yada müzede vakit geçirebileceğimizi söyledi. Biz müzeyi tercih ettik. Kapıdan girer girmez müzenin kadrolu fotorafçısına Dallas hatırası resmimizi çektirip, bu küçük ama şirin müzede anılara daldık. Bu arada sizinde ziyaret etme şansınız olursa, mutlaka fotoğraf makinanızı yanınıza alın. Zira çifliğin fotoğrafçısı bir resim için 10 dolar para alıyor. Çektiği resim ise, bizim çektiklerimizden 10 cent bile üstün değil. Müze bölümünde diziden bölümler yayınlanıyor, dizi oyuncularının resimleri ve kıyafetleri sergileniyordu. JR’ın, baldızı Lucy’ nin gelinliği en çok ilgi gören eşyaydı. Herkes önünde resmini çekip durdu. Dünyanın değişik bölgelerinden gelen ziyaretçilerin, gelinlik etrafında dedikodu yapması ise hem ilginç, hemde komikti. Müzenin duvarına kocaman bir “Aile ağacı” yapmışlar. İyikide yapmışlar. Bizde, aile fertlerinin birbirleri ile olan ilişkilerini bir türlü çözememiştik. Hiç olmazsa aramızdaki tartışmalara son vermiş olduk. Gerçektende kafa karıştıracak kadar büyük bir aile ağacı… Müzenin hemen çıkışında ise birçok ülkenin bayrağını görünce, rehberimiz anlatmaya başladı; Bayraklar, dizinin gösterildiği ülkeleri temsil ediyorlarmış. Türk bayrağını görmeyince hafif bir alınganlık duymaya başlamıştımki, rehber içimi rahatlattı. Meğer o kadar çok ülkede izlenmişki, hepsini bir anda aşmak için yeterli direk yokmus. Birer hafta arayla bayraklar yer değiştiriyormuş. Merak edenler içinde tam sayıyı verdi. Tam 95 ülkede aynı anda seyredilmiş… İçinde bulundugumuz traktörden bozma araç, aile fertlerinin dakikalarca, araba kullanarak vardıkları eve 30 saniyede varmıştı. Çünkü ev filmde gösterildiğinin tersine, hemen kapının dibindeydi. Bu işte bir yanlışlık var diye düşünmeye başlamıstım ki, sözü devir alan 80 yaşlarındaki bayan rehberimiz devreye girdi. Evin içini anlatan bu bayan yarım saatte bir şaşkın insanlar görmeye alışmış olsa gerekki, söze hemen kafa karışıklığımızdan başladı. Herkes “Dakikalarca araba kullanılarak ulaşılan ev bu mu?” “O dev havuz, bu el kadar havuz mu?” diye şaşkın şaşkın sorular sormaya başslayınca, rehberimiz film ekibini övmeye başladı. Meğer o şartlarda bile ne çekim oyunları yapmışlar. Ve tüm dünyayı kandırmışlar. Çiftliğin tarihine gelince; Aslında 1970 yılında Joe Duncan tarafindan inşa edilmişs. Çiftliğin sahibi tipik bir Teksas köylüsü. Yani dediğim dedik, tutucu bir adam. Film ekibinede inanılmaz kök söktürmüş. Adamın çektirdiklerine geçmeden önce Dallas’ın projeden filme nasıl dönüştüğünü bir anlatalım. Filmin ilk bölümü 2 Nisan 1978 Pazar günü gösterime girmis. Film şirketi bu ilk 5 bölümü deneme amaclı düşündükleri icin inatci Joe Duncan’ın çiftliğini kullanmamışlar. Fakat Film reytingi ilk bölümden itibaren her Pazar biraz daha yükselip, 5. Haftada ülkede en çok izlenen 10 dizi arasına girince, CBS televizyonu 13 bölümlük ilk sezonun cekimine karar vermis. Bu kararlada Dallas ekibinin cekim serüveni baska bir deyişle işkencesi başlamış. Çiftlik sahibi özel hayatına çok düşkün biri. İlk şartı “Bu filmin burada çekildiğini kimse bilmeyecek” olmuş. Yani çekimler halktan gizli yapılmak zorunda. Çünkü Joe, çiftliğinin ve ailesinin başkaları tarafindan rahatsız edilmesini istemiyor. İkinci şartı ise “Çekimler sadece yaz aylarında yapılacak. ” Bizim çiftci Joe Dallas’ta sıcaklığın 40 dereceyi buldugu Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında çalışmadığı icin, ekibe sadece bu aylarda çalışma izni vermiş. Çünkü kendisi ve ailesi çiftlikte kaldığı için ekibi ailesinin çevresinde görmek istemiyormuş. Bu yüzden zavallı oyuncular, o sıcakta takım elbiselerle kan ter içinde rol yapmak zorunda kalmışlar. Dahada enteresanı, çekim sadece 2-3 ayda yapılabildiği için, yılın geri kalan kısmında Ekip Kaliforniya ya gidip Lorimar stüdyolarında çekime devam etmek zorunda kalmış. Cünkü Joe’ nun diğer bir şartı ise “Sadece evin dışında çekim yapılabilir” olmuş. Başka bir deyişle tüm ekip, ev içindeki çekimleri Kaliforniya’ daki bir stüdyada çekmis. Ev dışındaki çekimler için ise, tüm ekip uçağa atlayıp Dallas’a gelip Joe’ nun kuralları doğrultusunda çiftliğin dışında çekim yapmış. Bu işkence yıllarca sürmüş. 1990’ lı yıllara doğru ise Amerika’ da Dallas filmi kadar popüler olan başka bir gösterim gündeme gelmiş. Dallas Amerikan Futbolu takımı “Cowboys” ların maçları. . . Cowboys’ ların nefes kesen maçları ve kazandıkları başarılar herkesi ekrana kilitleyince, ekib cekimlerini maçlara göre ayarlamaya başlamıs; Tüm ekip Kaliforniya’ daki çekimleri tamamlıyor, Dallas’a gelip, maçları seyrediyor, oradanda çekime gidiyorlarmış. Bu gidip gelmeler sonunda, Cowboys taraftarları ufak bir takiple, Soutfolk Ciftliğini keşfetmişler. Ardından’ da Joe’ nun kara günleri başlamış. Bu olaylar, filmin reytinglerinin en kötü olduğu döneme rastlayınca da, çekim şirketi kara kara düsünmeye başlamış. Öyleki filmi bitirme kararı ağırlık kazanmış. Bu amaçlada toplantılar yapılırken, tüm dünyayı ekrana kilitleyen harika bir cözüm bulunmuş; J. R. ’ ı vurmak… Bizim şeytan Ceyar gene yapacağını yapmış, bu sahneyle tüm dünyayı yeniden Dallas’a kilitlemiş. JR’in yaralanmasıylada çiftlik seyirci akınına uğruyor. Ìnsanlar resim çekmek, hatta JR’a baş sağlığı dilemek, çiçek bırakmak için gece gündüuz çiftliğe akın etmeye başlıyorlar. Tahmin edeceğiniz gibi bu durumdan cok şikayetci olan Joe, çiftliği Haziran 1992’ de Arizonalı iş adamı Rex Maughan’ a satıyor. Dünyada en çok izlenen dizi olan Dallas, 13 yıl boyunca, 356 bölüm olarak yayınlamışs. Bu başarı Southfolk çiftliğinide Amerikanın ençok bilinen ve ziyaret edilen çiftliği yapmış. Dizi bittikten sonra bile ekip 1995 ve 1997 yıllarında bir araya gelip, "Ceyar’ın Dönüşü - JR Returns" ve "Ewings Ailesinin Savaşı - The War of the Ewings," adlarında 2 film daha çekmisler. Şuan ciftlik bir turizm merkezine çevrilmis durumda. Bu haliyle çiftlik 3 defa yılın en iyi tesisi (Facility of the year) seçilmiş. Çiflikte partiler, düğünler ve kokteyler veriliyor. Pazar günleri brunchlar düzenleniyor. Resimlerden anlaşıldığı kadarıylede güzel bir atmosfer oluşuyor. Ümit Palabıyık Umit@palabiyik. info www. palabiyik. info
Aspendos Tiyatrosu

Yapılmasının üzerinden yaklaşık 2000 yıl geçmesine rağmen çok iyi şekilde korunarak günümüze gelmiş antik tiyatrodur. Mimarı Aspendos'lu Zenondur. Antalya'nın Belkıs köyündedir ...

Devamı
Dakka

Dakka şehri Bangladeşin başkenti ve en kalabalık şehridir. 1971 yılında bugüne ülkenin başkentidir. Toplam nüfusu 12 milyonun üzerindedir. Dünyadaki en hızlı büyüyen kent olduğu...

Devamı